KUVAYI MILLIYE'DEN (Nazim Hikmet)
Düşündü birdenbire kayalardaki adam
kaynakları ve yolları
düşman elinde kalan bütün nehirleri
Kim bilir onlar ne kadar
büyük
ne kadar uzundular?
Birçoğunun adini bilmiyordu
yalnız, Yunan'dan önce ve
Seferberlikten evvel
geçerdi Gediz'in sularını
başı dönerek.
Dağlarda tek
tek
ateşler yanıyordu
Ve yıldızlar öyle ışıltılı,
öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman
geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere
inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin
yanında
birdenbire beş adim sağında onu
gördü.
Paşalar onun
arkasındaydılar.
O, saati sordu.
Paşalar: "Üç" dediler,
Sarisin bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak
çakmaktı.
Yürüdü uçurumun basına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
İnce, uzun bacakları
üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir
yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına
atlayacaktı.